Aynı sorunları farklı kişilerle, farklı ortamlarda tekrar tekrar yaşadığınızı hissediyor musunuz? Sürekli terk edilmekten korkmak, ne yapsanız yetersiz hissetmek ya da yakın ilişkilerde hep aynı çıkmaza girmek, çoğu zaman yüzeyin altında yatan kalıpların işaretidir. İşte şema terapi bu kalıpları anlamayı ve değiştirmeyi hedefleyen bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu yazıda şema terapi nedir, şemalar nasıl oluşur, şema alanları nelerdir ve terapi nasıl işler sorularına genel bir çerçeve sunuyoruz.
Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı koymaz ve tedavi önerisi niteliği taşımaz. Yaşadığınız sıkıntılar için bir ruh sağlığı uzmanına (psikiyatrist veya klinik psikolog) başvurmanız önemlidir.
Şema Terapi
Şema terapi, psikolog Jeffrey Young tarafından, bilişsel davranışçı terapinin yetersiz kaldığı kronik ve tekrarlayan sorunlar için geliştirilmiştir. Yaklaşım; bilişsel, davranışçı, bağlanma, gestalt ve psikodinamik yöntemlerin öğelerini bir araya getirir. Temel fikir şudur: Çocukluk ve ergenlik döneminde temel duygusal ihtiyaçlarımız yeterince karşılanmadığında, kendimiz, başkaları ve dünya hakkında kalıcı inançlar geliştiririz. Bu inançlara şema denir. Şemalar yetişkinlikte otomatik olarak devreye girer, düşüncelerimizi, duygularımızı ve ilişkilerimizi yönlendirir.
Temel duygusal ihtiyaçlar genellikle şöyle sıralanır: güvenli bağlanma, özerklik ve yeterlilik duygusu, ihtiyaç ve duyguları ifade edebilme özgürlüğü, kendiliğindenlik ve oyun, gerçekçi sınırlar ve öz denetim. Bu ihtiyaçların karşılanmama biçimi (ihmal, aşırı koruma, eleştiri, istismar, tutarsızlık gibi) hangi şemaların gelişeceğini etkiler. Elbette yatkınlık ve mizaç gibi kişisel özellikler de rol oynar.
Şema terapiye genellikle kişilik sorunları, uzun süredir devam eden ilişki zorlukları, depresyon ve kaygıyla birlikte seyreden tekrarlayan kalıplar için başvurulur. Depresif belirtilerle ilgili genel bilgi edinmek isterseniz majör depresyon nedir, belirtileri ve tedavisi yazımıza bakabilirsiniz. Hangi yöntemin size uygun olduğuna ancak bir uzman karar verebilir.
Erken Dönem Uyum Bozucu Şemalar
Young’ın modelinde erken dönem uyum bozucu şemalar, çocuklukta oluşan ve yaşam boyu tekrarlanma eğiliminde olan, kişinin işleyişini bozan kalıplar olarak tanımlanır. Model, toplam on sekiz şemayı beş geniş alan altında toplar. Bunlara şema alanları denir:
- Kopukluk ve reddedilme: Güvenli bağlanma ihtiyacı karşılanmayanlarda görülür. Terk edilme, güvensizlik ve kötüye kullanılma, duygusal yoksunluk, kusurluluk ve utanç ile sosyal izolasyon şemaları bu alandadır. Bu kişiler yakın ilişkilerde sürekli bir tehdit ya da yalnızlık hissedebilir.
- Zedelenmiş özerklik ve performans: Kişinin bağımsız davranma ve kendine güvenme kapasitesinin zedelenmesiyle ilgilidir. Bağımlılık, hassasiyet, iç içe geçmişlik ve başarısızlık şemaları bu alanda yer alır.
- Zedelenmiş sınırlar: Gerçekçi sınır koymada, iç disiplin ve işbirliğinde zorluklara işaret eder. Büyüklenmecilik ve yetersiz öz denetim şemaları bu gruptadır.
- Başkalarına yöneltilmişlik: Kendi ihtiyaçlarını bastırıp başkalarının istek ve onayına odaklanmakla ilgilidir. Boyun eğicilik, kendini feda ve onay arayıcılık şemalarını içerir.
- Aşırı tetikte olma ve baskılanmışlık: Duyguların ve kendiliğindenliğin bastırılması, katı kurallar ve yüksek standartlarla ilgilidir. Olumsuzluk ve karamsarlık, duyguları bastırma, yüksek standartlar ve cezalandırıcılık şemaları bu alandadır.
Herkesin hayatında bazı şemalar bir ölçüde etkin olabilir; bunun varlığı tek başına bir hastalık anlamına gelmez. Sorun, şemaların esnek olmayan biçimde ısrarla tekrarlanması ve günlük işleyişi, ilişkileri belirgin biçimde bozmasıdır. Örneğin yakın ilişkilerde yaşanan tekrarlayan sorunlarla ilgili genel bilgi için toksik ilişki ne demek yazısına göz atılabilir.
Şema Modları Nedir?
Şemalar etkinleştiğinde kişi, o anki duygusal durumunu ve baş etme biçimini yansıtan bir moda geçer. Şema terapide modlar genellikle dört grupta ele alınır: çocuk modları (örneğin incinebilir çocuk, öfkeli çocuk), uyumsuz başa çıkma modları (teslimiyet, kaçınma, aşırı telafi), işlevsiz ebeveyn modları (cezalandırıcı ya da talepkâr iç ses) ve sağlıklı yetişkin modu. Terapinin hedeflerinden biri, sağlıklı yetişkin modunu güçlendirmektir.
Şema Terapi Nasıl Uygulanır?
Terapi süreci genellikle üç aşamada ilerler. Önce değerlendirme yapılır: Terapist, kişinin yaşam öyküsünü, tekrarlayan kalıplarını ve ilişkilerini inceler; gerektiğinde şema envanterleri kullanılabilir. Ardından bilişsel, deneyimsel ve davranışsal teknikler uygulanır. Bilişsel teknikler, şemayı destekleyen ve çürüten kanıtları değerlendirmeyi içerir. Deneyimsel teknikler arasında hayal çalışmaları ve sandalye çalışmaları sayılabilir; bunlar kişinin duygularına temas ederek eski deneyimleri yeniden işlemesine yardımcı olur. Davranışsal teknikler ise sağlıksız davranış kalıplarının yerine yeni ve işlevsel davranışlar koymayı hedefler. Terapötik ilişkinin kendisi de önemlidir; terapist, “sınırlı yeniden ebeveynleme” olarak adlandırılan şekilde, kişinin karşılanmamış ihtiyaçlarına güvenli bir ilişki içinde yanıt vermeye çalışır.
Terapinin süresi kişiye ve sorunun yapısına göre değişir; çoğu zaman diğer kısa süreli yaklaşımlara göre daha uzun sürebilir. Haftalık seanslar ve seanslar arasındaki ev çalışmaları sürece katkı sağlar. Sonuçlar kişiye göre farklılık gösterir ve kesin bir sonuç vaat edilemez.
Günlük Hayatta Farkındalık Kazanmak
Profesyonel destek yerini hiçbir şeyin tutmadığını bilmekle birlikte, kendi kalıplarınızı fark etmek için basit adımlar atabilirsiniz. Güçlü duygu yaşadığınız anları not edin; o anda hangi düşünce ve çocukluk anısının tetiklendiğini sorgulayın. Tekrarlayan ilişki sorunlarında ortak noktaları arayın. Stresli dönemlerde şemalar daha kolay tetiklenir; bu nedenle gündelik stresi yönetmek de önemlidir. Bu konuda evden çalışmanın stresiyle başa çıkmak için 7 ipucu yazımız bir başlangıç olabilir. Kendinize şefkatle yaklaşmak, değişimin önemli bir parçasıdır.
Özetle şema terapi, çocuklukta oluşan derin kalıpları anlamayı ve değiştirmeyi amaçlayan, bütüncül bir yaklaşımdır. Şema alanlarını tanımak, kendinizi ve ilişkilerinizi anlamanız için faydalı bir harita sunar. Yine de kendi kendinize tanı koymak yerine, ihtiyaç duyduğunuzda bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız en doğrusudur.

